Yüzüne baktığında bir kitap. Sayfaları var, ciltli. Ama içindeki kelimeler, bir insanın zihninden çıkmış gibi değil. Bunu okuyanlar bilir. Ama anlamayanlar da hisseder. Çünkü Kuran-ı Kerim, sadece bir kitap değil. Belki de sesli bir evren.
Kuran Gerçekten Allahtan mı Geldi?
İslam inancına göre, Kuran-ı Kerim Allah tarafından, vahiy yoluyla Hz. Muhammede gönderilmiştir. Cebrail aracılığıyla. 23 yıl boyunca. Parça parça. Ama her parçası, bir cevaptı.
Bir soru sorulmuştu. Bir olay yaşanmıştı. Bir niyet doğmuştu. Ve Kuran, bu bağlama inmişti. Ama ilginç olan şu: Her cevap, hem o zamana hem de sonsuz zamana
Kuran Arapça mı Olmalı?
Evet. Kuranın orijinal dili Arapçadır. Ve Kuran bunu kendisi şöyle bildirir: Biz onu Arapça bir Kuran olarak indirdik ki, anlayasınız. (Yusuf, 2)
Ama burada ince bir fark var: Kuran Arapça konuşanlara değil, insanlığa indirilmiştir. Ancak bu dile büründürülmüştür. Çünkü her söz bir dilde inmek zorundadır. Ve Kuran, Arapçayı seçmiştir. Ya da belki Arapça, Kuranı taşıyabilecek tek dildi.
Kuran Başka Dillere Çevrilebilir mi?
İşte burada asıl beyin yanan nokta gelir. Kuran çevirilebilir mi? Çevriliyor, evet. Ama tam anlamıyla mı?
Hayır. Çünkü Kuran yalnızca anlam taşımaz. Ses taşır. Ritim taşır. Katman taşır. Ve her kelime, yalnızca bir anlama değil, çok sayıda sembolik derinliğe
Örneğin: Takvâ kelimesi İngilizcede God-consciousness diye çevrilir. Ama o kelime aynı zamanda korkudur, saygıdır, bilinçtir, iç titremedir, mesafedir. Hangi kelimeyle açıklayacaksın? Biri eksik, biri fazla.
Kuranı Anlamadan Okumak Anlamsız mı?
Sıkça sorulur: Anlamıyorsam niye okuyayım? Ama Kuran sadece bir anlatı değil. Bir sesin kendisidir.
Arapça bilmeyen birinin, Kuran okurken gözyaşı dökmesi tesadüf mü? Anlamadığı bir kelimenin kalbine işlemesi nasıl olur? Belki de Kuran, anlamdan önce titreşim gönderir. Ses düzeyinde etki eder. Sonra mana düşer.
Kuran-ı Arapça Bilmeden Anlamak Mümkün mü?
Evet, ama sınırlı. Yani sen meali okursun, anlar gibi olursun. Ama bil ki, o sadece yüzeydir. Kuran bir denizse, mealler sadece kıyıdır. Derinliği görmek istiyorsan ya Arapçaya yöneleceksin, ya da sezgi diliyle okuyacaksın.
Çünkü Kuran sadece bilgi içermez. Kuran bir aynadır. Okuyanı kendine yansıtır.
Kurana İnanmayanlar da Onun Etkisini Hisseder mi?
Evet. Çünkü bu bir inanç meselesi değil, bir frekans meselesidir. Kuran okunduğunda o ses, sadece kulaklara değil, iç dünyana da ulaşır. Bazen anlamadan ağlarsın. Bazen anladığını sanırsın ama çok şey kaçırırsın.
O Halde Soru Şu:
Kuran bir kitap mıdır? Hayır. Kuran bir sistemdir. Bir ses-mana-zihin kalıbıdır. Ve sen onu her okuduğunda aynı cümle bile farklı yankılanır. Çünkü değişen Kuran değildir. Değişen sensin.
Ve Belki de...
Kuran, sadece Allahın kelamı değil... senin içinde yankılanan ilk sesi hatırlatmak için gelen bir çağrıdır.
Okudukça hatırlarsın. Dinledikçe titrersin. Anladıkça susarsın.