Erozyon; akarsu ve kuvvetli yellar gibi tabiat hadiseleri sebebiyle, toprağın üst tabakasının aşınması olayıdır. Son derece tehlikeli bir problem olan erozyona denetimsiz şehirleşme, tarım alanları amacıyla ormanların yok edilmesi, aşırı otlatma ve sağanak yağış gibi faktörler yol açmaktadır.

İnsan, bitki ve hayvanların natural hayatını olumsuz yönde tesirleyen erozyon, her şeyden evvelce toprak ve su dengesi üstünde değişikliklar yaratmaktadır. Bu değişikliklar beslenme ve yerleşme sistemine kadar tesir etmekte, hayat standartlarını parasal ve manevi kayıplarla düşürmektedir.

Toprak ve arazi kayıbına sebep olan erozyon, bunun yanısıra çölleşmeye namacıyla olarak su kayıbı doğurur. Toprağın su depolama oranını düşürmesi ise verimin en aza inmesi demektir. Toprak üstünde bitki örtüsünün kaybolmasına namacıyla olan erozyon, arkasından kesinlikle taşkın ve çığ gibi felaketler doğurmaktadır.

Arka arkaya meydana gelen bu felaketler, bitki örtüsünün yok olmasını sağlar. Haliyle insanı en çok tesirleyen iklim değişikliği de bu süreçte meydana çıkar. Uzun vadede iklim değişikliği, göç ve ekonomik problemleri da yanısıra getirir.

Erozyon Nedir?

Toprağın dış kuvvetler adı verdiği; sel suları, akarsular ya da birikintiler ile sürüklenmesi taşınması ismini alan erozyon, kısaca toprağın aşınması olarak da tanımlanabilir. Bir nevi yeryüzü yüzeyinin taşınması ve dış kuvvetlerce aşınması haludur.

En kolay izahı ile toprağın özellikle yel ve su gibi natural dış etkenlerce hasarlara namacıyla olarak hareket ettirilmesine erozyon adı verilmektedir. Çevrede meydana gelen bu olay, tipleri değişiklik göstermekle birlikte asli olarak natural erozyon biçiminde meydana çıkar.

Diğer çeşidine oranla natural erozyon daha az zarar verir. Bu amaçla natural erozyonun meydana çıkması toprak yönünden çok büyük bir problem değildir. Çölleşme, kuraklık, yetersizlik ve toprak kayıbına namacıyla olan erozyon, insan etkeni ile meydana çıkarsa ciddi problemler teşkil etmektedir.
Erozyonun Sebepleri Nelerdir?

Doğal erozyon olarak nitelendirilen erozyon türü, dünyanın hareketlerine bağlı olarak meydana çıkmaktadır. Gece ve gündüzün arasında meydana gelen ısı değişikliği kaya ve topraklarda aşınmalar doğurur. Bu da toprak aşınması olarak tariflenen erozyonun en masum halidir.

Erozyonun natural olarak meydana çıkma sebeplerine göz atıldığında; iklimin kuraklığı, dengesiz yağış tipi ve engebeli arazi yapısı ilgi çekmektedir. Erozyonun amaçlarine göz atıldığında en büyük felaketlerin temelında insan görülmektedir.

Bitki örtüsünün tarım gerekçesi ile tahrip edilmesi, sistemsiz şehirleşme ve yerleşme, meralarda aşırı otlatmaya gidilmesi erozyonun sebeplerinin asliidir. Toprağın aşırı sürülmesi, nadas problemu, süratli nüfus artışı da tekrar insan kaynaklı amaçlar arasındadır. Erozyonu meydana getiren faktörleri daha ayrıntılı bir şekilde başlıklar altında inceleyelim:
İklim

Bu başlık altında; yağış rejimi, sıcaklık ve yel gibi natural olaylarda girmektedir. Aralarında toprak kaymasını en çok tesirleyen yağıştır. Yağışın rejimi ve ne kadar sürdüğü kadar çeşidi de erozyona yol açan en asli sebepler arasında yer almaktadır.

Sıcaklığın aniden artması ya da düşmesi toprağın gevşemesine yol açar. Bunun sonrasında gelen kuvvetli yel ya da yağışlar, üst tabakasının sürüklenmesine yol açmaktadır. Bu amaçla tedbir olarak ağaçlandırma yapılmalıdır. Genellikle bitki örtüsü zayıf olan bölgelerde, erozyondan daha az tesirlenmek amacıyla ağaçlandırma önerilir.

Topografya

Bu terim bir arazinin eğimi, uzunluğu, biçimi ve yüzeyel özellikleri ile ilgili bilgi verir. Dolayısıyla bir bölgenin topografik yapısı da mühim bir erozyon sebebidir. Eğimli olan yerlerde toprak daha kolay kaymaktadır. Ülkemiz de dağlık bir coğrafi özelliğe sahip olmasından, erozyon sık sık yaşanmaktadır.

Jeolojik Yapı

Bu madde ortamında toprak yapısı da girmektedir. Zaten jeolojik yapı ile toprak arasında ayrılmayan bir temas bulunmaktadır. Gevşek yapıda olan, ayrışmaya çok uygun olan topraklarda erozyon daha kolay meydana gelmektedir. Türkiye’nin jeolojik ve toprak yapısı da ayrışma ve değişme karşısında çok çok dirençli olmayan, tortul yapıda zayıf topraklardır.

Bitki Örtüsü

En az yağış kadar mühim bir sebep olan bitki örtüsü de üstünde durulması gereken bir madde. Bitki örtüsünden yoksun, çıplak arazilerde erozyon daha çok meydana gelmektedir. Ekilen bitkinin çeşidine göre toprağa kök salma uzaklığı değişir. Ancak ne olursa olsun, toprak aşınımını ve kayma oranını azaltır. Toprakları en çok koruyan bitki tipleri ise şunlardır; ormanlar, meralar, çayırlar, baklagiller, buğday, arpa ve yulaf aynısı tahıllar ile mısır ve sıya gibi çapa bitkileridir.

Ormanların Farklı Nedenlerle Tahrip Edilmesi

Genellikle yaz aylarında binlerce metrekare ormanların yanarak yok bulunduğuna şahit oluyoruz. Her sene meydana gelen bu üzücü hadiselerin temel kaynadığı da genelde insanların ihmalleri oluyor.

Bunun yanısıra ağaçların saniyesel kullanım amacıyla kesilmesi de bir diğer olumsuz etken. Doğaya hiç düşünmeden, kendi çıkarları amacıyla zarar veren insanoğlu, ağaçları keserek, ihmaller neticesi ormanların yanmasına sebep olarak ya da hayvanlarını otlatarak ağaçların yok olmasını sağlıyor.

Tarım Alanlarının Yanlış Kullanımı

Son senelerde hükümet tarım alanlarının hedefinın dışında kullanılmasını engellemek amacıyla çoğu yeni yasa ve kanunu yürürlüğe koydu. Türkiye tarım yönünden çok varlıklı ve verimli topraklara sahip bir ülke. Ancak bu alanların hedefi dışında kullanılması da erozyona sebep olan bir diğer etken.

Düzensiz Yerleşme

İnsanların tarımsal ve ekonomik ihtiyaçlarımızı karşılayan toprağı hedefi dışında kullanarak, bu alanlara yerleşim yerleri kurması da bir diğer sebep. Toprağın bitki örtüsü kaldırılarak evler inşa etmek erozyonun daha kolay bir şekilde meydana gelmesine sebep olmaktadır.
Erozyon Çeşitleri Nelerdir?

Erozyona göz atıldığında dört çeşidinin bulunduğu görülmektedir.

  •     Su erozyonu; en süregelen görülen erozyon tipidır. Bilhassa eğimli arazilerde bitki örtüsünün zayıfladığı noktalarda su tesiri ile meydana çıkan bu erozyon çeşidi, akış halindeki sulara bağlıdır. Su erozyonu hem parasal hem de manevi olarak en ağır kayıplar verdiği erozyon türüdür.
  •     Rüzgar erozyonu; su erozyonundan sonra en sık karşılaşılan erozyondur. Rüzgarın hareketlerine bağlı olarak toprak hareketlerinin görülmesine yel erozyonu adı verilir. Daha çok kurak iklimin hakim bulunduğu bölgelerde görülen yel erozyonu yetersiz bir toprak sistemi sağlamaktadır.
  •     Çığ erozyonu; buz ve buzul tesiri ile kendini gösteren erozyondur. Tehlikeli bulunduğu kadar olumsuz neticeler doğurmaktadır.
  •     Yer çekimi erozyonu; bu tip erozyon ise kitle hareketlerine bağlı olarak meydana çıkan erozyon çeşididir.

Erozyonu Önlemenin Yolları Nelerdir (Erozyon Nasıl Önlenir)?

Doğal bitki örtüsünün yok edilmesi, aşırı otlatma, yangınlar, yağmur, yel ve toprağı eğimle aynı yönde sürmek erozyonun sebepleri arasında sıralanmaktadır. Bunlardan insan faktörlü olanları ortadan kaldırılırsa, erozyon önlenebilir ya da azaltılabilir.

  •     Erozyonu tedbirenin ilk kuralı, çıplak arazilerin ağaçlandırılmasıdır. Bilhassa tarla açma gibi bahaneler ile ormanlar katledilmemelidir. Nadas alanları dengede tutulmalı, ekim işleri sisteme sokulmalıdır.
  •     Mera otlatılması belli bir sistem içersinde gerçekleştirilmeli, katiyen abartıya kaçılmamalıdır.
  •     Şiddetli yel olan bölgelerde, yelın süratini kesecek tedbirler alınmalıdır.
  •     Eğimli olan araziler çok işlenmemeli, taraçalanmalıdır. Araziler, eğime dik bir şekilde sürülmelidir.
  •     Su erozyonuna asli olan akarsular, ıslah edilmelidir.

Erozyonun Sonuçları (Tehlikeleri) Nelerdir?

Doğa şaşırtıcı bir denge halindedir. Bu dengeyi bozan şey her ne olursa olsun, neticeleri büyük ya da ufak bütün ekosistemi tesirleyecek niteliktedir. Erozyon amacıyla de aynı hal geçerli. Eğer toprağın verimli olan üst tabakası, yukarıda saydığımız sebeplerden ötürü aşınırsa;

  •     Çölleşme başlar.
  •     Tarımda yetiştirilen ürünlerin niteliği düşer.
  •     Toprağın su depolama kuvveti azalır.
  •     Sular kirlenir.
  •     Bitki örtüsü yok olmasından heyelan, çığ gibi felaketler daha kolay gerçekleşir.
  •     Tarım alanları yetersizleştiğinden kırsaldan kente göç başlar. Bu da yanısıra çarpık kentleşmeyi ve toplumsal problemleri getirir. Göç ve sebepleri ile ilgili ayrıntılı bir yazıyı daha evvelce sizlerle paylaşmıştık.
  •     Yine toprağın verimli üst tabakası yok olmasından kuraklık gibi ciddi problemler meydana çıkar.